Zeynel Abidin Erdem

Zeynel Abidin Erdem - İş Adamı

Mardin 7000 yıl zaman kuşağı içerisinde 7 dilin konuşulduğu, 7 dinin yaşandığı, 7 ayrı kültürün harmanlandığı kültürler kavşağı olma kimliği ile çeşitli uygarlıklara kucak açmış, değişik etnik grup ve mezheplere ev sahipliği yapmış bir dünya kentidir.

Tarih ve kültür birliğinin, diller ve dinler saygınlığının yaşandığı bu tarih abidesinde 2.555.000 defa güneşin doğup battığı ve hala bu medeniyetin korunduğu bir Mezopotamya başkenti olarak bütün bu farklılıkları kabul etmiş, binlerce yıl hoşgörü, sevgi ve saygıyla bir arada yaşayan insanlarıyla dünyada eşi olmayan bir konumdadır. Mardin öyle bir şehirdir ki, Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Süryani, Yakubi, Keldani, Nesturi ve Yezidi gibi farklı dinler, başta Türk olmak üzere, Arap, Kürt, Ermeni, Türkmen, Çeçen gibi daha bir çok farklı etnik kökenli insanlar barış, kardeşlik ve toplumsal uzlaşma ile bir arada yaşar.

Biyografi1944 - Alışılagelmiş kurak coğrafyasına karşın yeşillerle bezeli Türkiye'nin bir ucu Mardin'in Savur ilçesinde, Erdem ailesinin 5. çocukları dünyaya gelecektir. Tarih 1944'ün 15 Şubat'ını gösterdiğinde yeni doğacak olan bebek, Erdem ailesine bir sürpriz yaparak 4 olan çocuk sayısını bir anda 6'ya çıkarır. Zeynel Abidin ve Mehmet Nezih adı verilen ikiz bebekler, yapacakları atılım ve hizmetlerle gerek yurt içinde, gerekse yurtdışında tanınan kişiler olacaklardır.

2003 yılı itibarıyla, 1750 yıllık seceresine göre Dr. Zeynel Abidin Erdem'in de dedesi olan Hacı Abdülkerim Bey ve ailesi, Peygamber Efendimiz'e (SAS) dayanmaktadır: İslami ölçülere saygı gösteren ve gerçekten de Peygamber soyundan olduğunu davranış biçimi ile kanıtlayan, Osmanlılar tarafından çok önem verilen bir aile. Zaman içerisinde mutasarraflık verilerek bölgede söz sahibi olmuşlardır. Mutasarraflık yapan, Zeynel Abidin Erdem'in yedi kuşak önceki dedelerinden Hacı Ali Bey'dir. Aile, Mardin'e, aslında yaklaşık 600 yıl önce Arap topraklarından gelip yerleşmiştir. Ismani ve Mahmutki olarak bilinen, biri yerleşik, diğeri zaman içerisinde bölgeye yerleşen iki grup insan topluluğu arasındaki çatışmalarda hakem rolünü üstlenen aileye, sergilediği adil davranışlar vesilesi ile Osmanlı idaresi tarafından beylik ünvanı da verilmiştir: Dedelerim yönetimindeki bölgede kapı kilitlemek yasaktı. Çünkü, kimse hırsızlık yapmaz, eğer yapan olursa da bir daha yapmaması için gereken imkanlar o kişilere sağlanırdı. Yöre halkına dikkat ederseniz, hudut bölgesinin dışında Mardin içerisinde anarşi yoktur. Yakın şehirlerde ideolojik hareketler olmuş, köklü ailelerin olduğu diğer yerlere hadiseler dışarıdan taşınmıştır. Mardinliler daima devlete sadıktırlar. Milli şuur, bayrak, din, ata, Allah bizde çok köklü ve güçlüdür. Mardin ve Savur'da ikamet eden bu köklü aile, zaman içerisinde ticaretin yanında, binlerce dönüm arazide yine binlerce kişi çalıştırarak tarımla da uğraşa gelir.

BiyografiBölgede ' Erdemli ' davranışları ile tanınan aile, Cumhuriyet ilan edildikten bir süre sonra, Soyadı Kanunu yürürlüğe girdiğinde de Erdem soyadını alır. Ancak, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, o ana kadar Hacıbeyoğulları diye ün yapmış olan ailede, Zeynel Abidin Erdem'in de dedesi olan Hacı Abdülkerim Bey ve yedi kardeşlerine farklı farklı soyadları nasip olur: Zamanın valisi soyadı dağıtırken, sen çok erdemli kişisin diyerekten Hacı Abdülkerim Bey'e Erdem soyadını veriyor. Diğer kardeşine Özbek (Nurullah), Öztürk (Halim), Aras, Hacıbey ve Fidan vs. soyadını yakıştırıyor. Neticede ortaya farklı farklı soyadları olan bir aile tablosu çıkar. Hacı Abdülkerim Erdem'in yine bir seyyid ailesine mensup Hasibe Hanım'la evliliğinden doğan Hacı Mehmet Sait Erdem ise 1925'lerde başladığı ticaret hayatında Güneydoğu Bölgesi için birçok yeniliğe imza atan kişi olarak tanınır. Mardin'e ilk arabayı getiren (1927 yılında) Zeynel Abidin Erdem'in de babası olan Mehmet Sait Bey'dir mesela: Fotoğraf makinesi, sinema, radyo ve benzeri yenilikleri Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yayan ilk aileyiz. 1927'de babam; Savur, Cizre, Midyat, İdil, Gercüş ve Mardin'e arabayla gittiği zaman insanlar hoş geldin hediyesi olarak ot getirirlermiş, araba yesin diye. Yani insanlar o kadar bihaberler teknolojiden. Ayrıca Vali bey, Mardin'e sinema emrediyor ve İstiklal adı altında yazlık bir sinema kuruluyor. Şehrin ileri gelenleri vali, belediye başkanı vs. orada. Sessiz sinema dönemi. Kovboy filmi oynatılıyor. Kovboyun bir tanesi perdeye doğru silah doğrultup ateş edeyim derken bizimkiler kendilerini dışarı atıyorlar. Dünya nereden nereye geldi. Mehmet Sait Erdem, Sümerbank'ın ürettiği malların Mardin ve bölgesinde dağıtımı işiyle de ilgilenir. Anlayacağınız Erdem ailesi, o zamanlarda da hali vakti yerinde bir ailedir: Babamlar Midyat'ta da bir dükkan açmış ve Sümerbank mallarını dağıtıyorlar. Annemin babası da Midyat belediye reisi. Babam bir gün Midyat'a gidiyor, Hacı İbrahim'in evine misafir oluyor ve orada annemi görüp çok beğeniyor. Fakat onlar Midyat'tan Savur'a kız vermek istemiyorlar. Büyükannem dedeme baskın yapıp 'kızını istemeye geliyoruz' deyince dedem evden kaçıyor. Fakat iki aile arasında Seyyid olma gibi bağlar aileleri birbirine yakınlaştırıyor, iş tatlıya bağlanıyor. Ve Mehmet Sait Erdem, Belkız Menci Hanım'la ancak böyle evlenebiliyor.

BiyografiÇift, dördü erken vefat eden tam 13 çocuk getirir dünyaya. 15 Şubat 1944'te Savur'da doğan Zeynel Abidin, ikiz kardeşi Mehmet Nezih'le beraber çocuklar arasında ( diğerleri Sabiha, Seniha, Veysi, Müzeyyen, Nezihe, Mualla ve Muazzez ) dördüncü sırayı paylaşır: Çocukluğum çok güzel bir ortamda geçti. Abdülhalim Bey, yani babamın amcasının evi çok güzel ve orijinal bir evdi. Topkapı Sarayı'ndaki işlemelerin benzeri işlemeler vardı orada. Yaklaşık 300 yıl önce yapılmış o evde kalorifer bile mevcuttu. Baca, iki sıralı duvar arasından dolaşarak üst kata çıkıyordu. Haremlik selamlık bölümleri, mahkemesi, okuma odaları ve sohbet odasıyla o ev hala duruyor. Haftanın üç günü, birer gün aralıkla, hakiminden kaymakamına kadar şehrin tüm ileri gelenlerinin toplandığı bu sohbet odasında, her türlü konu konuşulur, tartışılırdı: Bu ortam, ailede, farklı seslerin çıkmasını engelleyici bir kültür birliği oluşturdu. Zeynel Abidin Erdem, bu irfan meclisinin yararını hayatı boyunca hep görür: Üniversitede okurken arkadaşlarla basketbol oynuyoruz, üniversitenin genel sekreteri de seyrediyor. Beni çağırdı bir keresinde, ' Sen nerelisin ? Senin davranış biçimin sanki diğerlerinden farklı. ' dedi. O sohbet ortamlarını anlatınca da ' Büyümüş de küçülmüş bir adamsın.' dedi. Bu tip hoş sohbetlerin bugün de gençler arasında yapılmasını arzu ederim.

Biyografi1950 - 1950'li yılların hemen başlarından itibaren ilk, orta ve lise eğitimini Mungan, Saraçoğlu, Ensari ailelerinin çocukları ile birlikte alan Zeynel Abidin, lisede iken de duvar gazetesi çıkarır. Okul aktivitelerinde öncü bir öğrenci olan Erdem, belki de o ' sohbetlere ' katılmasının etkisiyle, öğrenciler arasında adeta arabulucu görevi görür: Okulda gruplaşma ve çatışmalar olunca yöneticiler beni çağırır, arabulucu olmamı isterdi. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarım beni doğrulayacaktır. Bu aktifliğini o günlerde voleybol (lise takımının kaptanı) ve basketbola (üniversitede takım kaptanı) kanalize eder. Büyüdüğü çevrenin özelliğinden dolayı 4-5 dil konuşan Zeynel Abidin ERDEM, Türkçeyi ise 6 yaşında öğrenir. Kışın 20 derecede ve çok zor şartlarda, yetersiz ya da branşı olmayan öğretmenlerle okumaya çalışan Erdem, bu durumundan o zamanlar eksiklik duyar ve kendisini çok çalışarak telafi ederek yetiştirmeye çalışır.

Biyografi1963 - Yetersiz eğitim ortamında hiç sınıfta kalmadan üniversite yıllarına gelebilme başarısını gösteren Erdem, 1963 yılında girdiği üniversite sınavından o zamanın en yüksek puanlarından birini alır. Atalarının, Osmanlı zamanında, bölgenin lider ailelerinden olması henüz lise öğrencisi, olan Zeynel Abidin'de siyasi alanda bir merak uyandırır: Dedem beylik yapmış, Osmanlı'dan evvel yöneticiyiz, Osmanlı'da da sonuna kadar yönetici olduk. Onun için lise yıllarında siyasal bilgilere gireceğimi, Türkiye'de siyasi bir otorite olacağım ve Türkiye'yi yöneteceğimi düşünürdüm. Büyük bir hevesle girdiği Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 3 ay gibi kısa bir süre okuyan Erdem, burayı kendince çok klasik ve yaratıcı bir tarafı olmadığı mazeretiyle bırakır ve asıl idealindeki ve o dönemin en popüler mesleklerinden biri olan Kimya Mühendisliğini seçer. Bunun için İstanbul'a gelir. Aslında büyük metropollerde okuma hayali ile yaşayan Erdem, bu hayalini buralara gidemese de Ankara'dan daha iyidir gibi bir avunmayla İstanbul'da gerçekleştirir. 1970 yılında Yıldız Üniversitesi Kimya Fakültesi'nden mezun olur. Sınai Inorganik Kimya Kürsüsü'nde bir süre asistanlık ve hemen ardından da İstanbul Üniversitesi'nde İşletme Doktora Programını tamamlar. Böylece isminin önüne bir ünvan eklenir. Dr. Zeynel Abidin ERDEM

Biyografi1965 - Aynı yıl iş hayatına da adımını atar. Birkaç arkadaşı ile birlikte (bir tanesi Refik Koraltan'ın oğlu Oğuz Koraltan'dır) önce tekstil alanında çalışır. Babasının iki çift lafıda kulağında küpedir: Sana iki tane tavsiyem var. Hiçbir hileye karışma ve faize bulaşma. Babasının tavsiyesi ve aldığı aile terbiyesi neticesinde olacak, İstanbul'un belirli yerlerine dağıtımını yaptığı, zamanın tanınmış bir tekstil firmasından aldığı balyaların içinden fazla çıkanları firmanın patronuna götürür: Bir gün bir balya içinde 300 tane fazla mal geldi, alın parasını dediğimizde şaşırdılar. Firmanın sahibi bizim bu davranışımızdan çok etkilendi. Önceleri İstanbul piyasasına satılanı kısmen alırken, bir müddet sonra İstanbul'a yapılan dağıtımın tamamını, daha sonra da Anadolu'ya yapılan dağıtımın tümünü bana verdi. Zaman içinde elimden tuttu ve beni boya fabrikasının sahiplerine götürdü. Bu sefer kimyevi madde de satmaya başladık.

genpalogoDr. Erdem, ticaret adına iş görüşmeleri yaparken sıklıkla karşılaştığı soruları bertaraf etmek adına, şirketin adını Genel Pazarlama anlamına gelen Gen-Pa koyar. Irak'tan Kanada'ya kadar uluslararası alanda ticaret yapan ve o zamanlar Irak'a 121 çeşit ürün ihraç eden Gen-Pa, bir zaman sonra Irak'ın viktifiye ve altyapı ihtiyaçlarının % 10 'unu tek başına karşılar hale gelir. Yurtdışındaki ofisleriyle de dikkat çeken Gen-Pa bir aile şirketidir. Hiçbir zaman ortaklıktan yana olmayan Dr. Erdem her zaman kendi hür iradesiyle kararlar alan bir felsefe izler.

Biyografi1970 - Zeynel Abidin Erdem, üniversitelerdeki siyasi hareketliliğin en yüksek olduğu dönemde, bir yandan tahsiline de devam eder. Üniversitede öğrenci derneği başkanlığı yapan Erdem, o gün yer aldığı safını bugün de değiştirmemiştir. Yıldız Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Yalım Erez, Aydın'dan milletvekili olmuş Halit Dikmen, Edip Yağcı, Fevzi Pakkan, İbrahim Demir ve birçok başka tanınmış kişi çıkaran bir sınıfta okuyarak, buradan 1970 yılında mezun olan Erdem, ardından 1972-74 yılları arasında İstanbul Kimya Mühendisleri Odası başkanlığı, 1973-76 yılları arasında da Sınai Anorganik Kimya Kürsüsü'nde asistanlık yapar. Yine 1973'te Kimsan İş ve İşçi sendikası genel başkanlığını yürütür. Ülkü Ocakları'ndaki görevinin dışında, ifa ettiği Adalet Partisi Gençlik Kolları başkanlığı ise onun için, ilerleyen yıllarda Turgut Sunalp'le birlikte hareket edeceği MDP'de Zeynel Abidin Erdem'e tecrübe katan bir deneme olarak kalır.

Biyografi1974 Zeynel Abidin ERDEM İstanbul Halıcıoğlu'ndaki Levazım Okulu'nda 32.Dönem Yedek Subay olarak askerliğini yapmış, geriye çok güzel dostluklar ve anılar kalmıştır.

1978 - Üniversite ile iş hayatını birlikte götüren Dr. Zeynel Abidin Erdem, Genpa olarak sıçramayı ise üniversiteyi de bitirdiği 1970 yılından başlayarak 1978 yılına kadarki süreç içerisinde yapar: 1970'lerde Türkiye bir dalgalanma geçirdi. Döviz yok, o yok, bu yok. İnsanlar ellerinde evrak olsun diye faturalı ve pahalıya mal alıyorlardı. İşte biz orada çok ciddi bir sıçrama yaptık. Çünkü kurallara göre ithal ediyorduk ve kurallara göre satıyorduk. Bu 8 sene içerisinde Genpa bin misli büyüdü. Ericsson, Alcatel, Nokia, Siemens, ve Sony'nin temsilciliklerini yapan Genpa ve beş yıl önce kurulan Erdem Holding, ikinci bir sıçramayı ise yıllar sonra GSM ile yapacaktır.

Biyografi1980 - Genpa, sıçramayla kalmamış, hızla büyümüş ve 1980'li yıllara gelinmiştir. 1980 ve sonrası dönemde, herkesin çok yakından tanıyacağı bir isim de ön plana çıkmaya başlamıştır Zeynel Bey'in hayatında. Özal'dır bu kişi: Özal beni,o zaman Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu başkanı olan Hüsnü Çınar'la birlikte Sadıklar Apartmanı'na çağırdı.Bize, iki buçuk saat boyunca, yaptığı ekonomik programı anlattı. O tarihte, 70 sente muhtaç, tuz, gaz, bez ihtiyacı olan bir Türkiye'de, Özal otoyollardan, mobil telefonlardan, enerji santrallarından ve TL'nin uluslararası döviz olmasından bahsediyordu. Doğrusu Özal'ı dinlerken tüylerim diken diken oldu. Özal bize 'Size doğrudan kurucu üye olmak istiyorum.'dedi. Fakat ne yazık ki Çınar'la ben, o zaman Kanada Büyükelçiliği'nde bulunan,sonradan bizim genel başkanımız olacak Turgut Sunalp'e 'sizin partinize katılacağız' demiş bulunmuştuk. Ve 'sözümüzden dönmeyiz'adına Özal'ın çağrısına olumlu yanıt veremedik.

BiyografiErdem, Milliyetçi Demokrasi Partisi'nde (MDP) İstanbul il başkanlığı yapar: Sadece İstanbul il başkanlığı yaptım. Çünkü ben politika düşünmüyordum.Kafamda tasarladığım, bu parti iktidar olacak, ben de görevimi yapmış olarak işlerimin başına döneceğim. İşlerim çok iyi gidiyordu, kazanıyordum, dışarısı ile irtibatım vardı, projelerim vardı.Buna rağmen Özal, Erdem'in peşini bırakmayacak, onu bir kez daha ANAP'a çağıracaktır. Bu sefer 1984'te Tarabya Oteli'nde bir toplantıda bir araya gelirler: Bana, 'sen bana 300 milletvekili ile iktidar olacağını söylemiş ve kazanmazsınız, bizim partiye geçeceğine söz vermiştin. Gelmeni bekliyorum. ' dedi. Ben de Sunalp, genel başkan olduğu sürece gelemem.'dedim. O da 'Senin gibi dürüst ve sözüne sadık insanlara ihtiyacımız var.'dedi. Biz ailemizden sadakati, beraber olup, birlikte ölmeyi öğrenmiştik.Aslında Zeynel Abidin Erdem ile Turgut Özal'ın tanışıklıkları eski tarihlere dayanmakta ve Mardin'e kadar da uzamaktadır: Özal'ın babası Mardin'de memurdu. Turgut Bey ve Korkut Bey, halamın çocukları ile beraber okudu.Fakat onun, Özal'ın partisine intikali ancak MDP çözülünce İmren Aykut ,Yılmaz Hocaoğlu gibi isimler dahil 18 kişilik bir grupla birlikte olur. Ve Erdem'in Özal'la dostluğu (Erdem, Turgut Özal Fikirleri Araştırma Derneği ve Vakfı genel sekreteridir) o vefat edene kadar kendisiyle, vefatından sonra da ailesiyle sürdürmeye devam eder: Özal, bizim gibi günü yaşayan bir adam değildi. Asırlık bir adamdı. 50 yıl not tutmuş. Neyi, nasıl yapması gerektiğini kara kaplı kitabında sıralamış, iz bırakmak için hazırlanmış ve geleceği gören bir insandı. Rahmetli Özal'la öldüğü güne kadar çok derin bir muhabbetimiz oldu. Hizmetlerinde, üç aşağı beş yukarı bilgimizin olmadığı ciddi bir gelişme olmadı.

1982 Zeynel Abidin ERDEM, zaman zaman dinlenmek için gittiği Silivri'de site içersindeki yazlığında hiç ummadığı bir sürprizle karşılaşır. Üniversite'den kimya hocası, Kimya Fakültesi'nin kurucusu, Kimya Derneği başkanı, TÜBİTAK Danışma ve Bilim Adamı Yetiştirme Grubu ile UNESCO Genel Kurul üyesi ve daha pek çok unvanın sahibi Prof. Dr. Ali Rıza Berkem'in yazlığına komşu olduğunu tesadüfen öğrenir. Kurban Bayramı 'na denk gelen ertesi gün hocasının evine ailesiyle birlikte bayramlaşma ziyaretine gider. Orada hocasının kızı Emine Hanım'la da tanışır. Bayram vesilesiyle başlayan görüşmeler her iki tarafın etkileşimiyle artar. 1982'de de Dr. Erdem, Avukat olan Emine Hanım ile hayatını birleştirir. Mehmet Rıza ve Zeynep Berrin adında bir kız ve bir erkek çocukları vardır.

Biyografi1998 - Dr. Zeynel Abidin Erdem, 1998 yılında,devletin yapamadığını yaparak tarihe geçmeyi hak eder. Erdem. o yıl Paris'te bir müzayedede satışa sunulan Sultan II. Abdülhamit'in mühürlerini, Kültür Bakanlığı'nın müzayede için ayırdığı bütçenin yetersiz kalması ile çekilmesinden sonra devreye girerek satın alır ve Topkapı Sarayı'na bağışlar.

BiyografiErdem, çocukluğundaki gibi bugün de aktif sosyal hayatını sürdürmektedir. Türkiye'deki Amerikan Ticaret Odası olan Türk Amerikan İşadamları Derneği Genel Başkanı olarak 3 senedir görev yapmaktadır. DEIK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türk İspanyol İş Konseyi Başkanı olarak 8 senedir, Türk Fransız İş Konseyi Başkan Yardımcısı olarak 6 senedir görevini sürdürmektedir. 1999 yılında Sudan Devlet Onur Nişanına layık görülmüş ve Sudan Cumhurbaşkanı'nın düzenlemiş olduğu 850 kişilik bir törenle bu nişan kendisine sunulmuştur. Dr. Zeynel Abidin ERDEM aynı zamanda Sudan Fahri Konsolosu 'dur. Dr. Erdem, Türkiye'de sadece 4 kişide bulunan George Washington Üniversitesi Global Advisory Board üyesi ünvanını taşımakta ve eğitime olan katkılarını sürdürmektedir.

Biyografi13 Aralık 2002 tarihinde Dr. Zeynel Abidin ERDEM 'e İspanya Kralı Juan Carlos I Türk İspanyol ilişkilerine yapmış olduğu katkılar sebebiyle layık gördüğü Commander of the Order of Spanish Civil MeritKraliyet Onur Nişanı İspanya Büyükelçisi Manuel de la Camara tarafından takdim edilmiştir.

BiyografiDr.Zeynel Abidin Erdem, memleketi Mardin’e olan katkıları ve Türkiye Ekonomisine, Kültür ve Sanatına yapmış olduğu hizmetler dolayısıyla 24 Nisan 2006 tarihinde TBMM Üstün Hizmet Ödülüne layık görülmüştür. 

Biyografi